HÜKÜMET KARARLI: ÇANAKKALE'YE KÖPRÜ GELİYOR


Son günlerde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın Çanakkale'yi sık ziyaret etmesi tesadüf değil. Hükümetin Ulaştırma Bakanı'nı sürekli ilimize göndermesi ve nabız yoklaması, köprüyü gündeme getirmesi, valinin rektörün bu koda demeçler vermesi de bunu gösteriyor. işte Olay Gazetesi'nin haberi...



Çanakkale köprüyü tartışıyor
Gazetemiz Çanakkale OLAY’ın gündeme taşıdığı ‘Boğaz Köprüsü’ ile ilgili tartışmalar derinleşiyor. Tartışmalara son olarak da Vali Abdülkadir Atalık ve ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir katıldı.


Vali Atalık “Köprü ve beraberindeki otoban; kentimizin belirlediği vizyon olarak turizme, eğitim ve kültüre faydası olur. Uzun vadede, çevreye zarar vermeyecek bir ulaşım ağını oluşturabilirsek çok büyük faydası olur. Tabii, köprü yapılması Ankara'da masa başında alınacak bir kararla bitmeyecek. Hemen ön yargıyla yaklaşmamak lazım”
ÇOMÜ Rektörü Akdemir, ''Boğaz bağlantısı denince ilk akla köprü  geliyor. Ancak kamuoyundaki izlenim Çanakkalelilerin  daha çok tüp geçit projesi konusunda gönüllü olduğu. Bu konu yüksek sesle tartışılacaktır. Tartışıldığında biz de üniversite olarak o konudaki görüşlerimizi beyan ederiz."
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın, Çanakkale Boğazı'na köprü yapılması için çalışma başlatıldığını söylemesi, Çanakkale'de çeşitli spekülasyonlara neden oldu.Vali Abdülkadir Atalık,yaptığı açıklamada, ulaşım altyapısının, bir kentin gelişmesi için çok önemli olduğunu söyledi.  Ulaşımda sürekliliğin ve kolaylığın getirisinin önemli olduğunu vurgulayan Atalık, Bozcaada ve Gökçeada'ya düzenli ulaşımın sağlandığına işaret etti. Atalık, aynı durumun, hava yollarında da sağlanabileceğini dile getirerek, şöyle devam etti: ''İstanbul hattımız var, Ankara'ya da hat koysak belki bir, iki, üç yıl zarar eder, ama bunun getirisi zamanla çok farklı olur. En azından üniversiteye rağbet artar, iş için gelenlerin sayısı artar. Ankara ya da başka bölgelerdeki insanlar Çanakkale'ye gelecek;, iş yapar mı yapmaz mı bilmiyor, bir de yolu görünce gelmekten vazgeçiyor, bürokratlar buraya gelecek, vazgeçiyor. Onların gelip gitmesinden, bu il için önemli sonuçlar doğabilir. Dolayısıyla belki birkaç yıl zarar edersiniz ama zamanla çok daha fazlasıyla getirisi olur'' Atalık karayollarını büyük önem arz ettiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “ Özellikle boğaz geçişi önemli. Bunu sadece sanayileşme olarak algılamamak lazım. 'Otoban gelir çirkin kentleşme olur, sanayileşme olur' diye düşünmemek lazım. Yapılacak Çanakkale otobanı ve köprüsünün; kentimize vizyon olarak turizmi, eğitim ve kültürü koyduğumuza göre, en fazla bunlara faydası olur. Dolayısıyla uzun vadede, kontrollü bir şekilde, çevreye zarar vermeyecek bir ulaşım ağını burada oturtabilirsek, bizim vizyonumuza, Çanakkale'de turizmin, eğitimin gelişmesine çok büyük faydası olur. Tabii, köprü yapılması Ankara'da masa başında alınacak bir kararla bitmeyecek. Hemen ön yargıyla, 'zarar verir' diye yaklaşmamak lazım. Bunun çevresel etki değerlendirmesi yapılacak. Bu yapılırken mahalli aktörlerin önemli ölçüde kapsamlı olarak görüşleri alınıyor. Her halükarda, 2023 vizyon projesi çerçevesinde yapılması düşünülen köprü ve otoyollar için, buradaki halkın, kanaat önderlerinin, mahalli kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınacak. Bundan güzel, sağlıklı bir sonuç geliştirebilirsek, Çanakkale için faydalı iyi olur diye düşünüyorum, gerek köprü gerekse yapılacak olan otobanlar.''
“Alternatif yöntemler bulunabilir”
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir de, Çanakkale'nin karşı tarafla temasını sağlamak konusunun, bir proje fikri olduğunu belirterek, '' Yani projelendirilmiş değil de, projelendirme sürecindedir. O projelendirme sürecinde köprünün Çanakkale'de yapılıp yapılmamasında ya da köprüye alternatif yöntemlerin bulunması, mesela İstanbul'da olduğu gibi, deniz tabanının altına batırılmış tüp geçit alternatifi de, köprü de tartışılabilir'' dedi. Köprünün nerede yapılacağı konusunun da tartışma içerisine alınabileceğini dile getiren Akdemir, ''bağlantıyı temin etmek denilince tabii hemen köprü akla geliyor, ama Çanakkale kamuoyundan benim de aldığım izlenim, daha çok tüp geçit projesi konusunda gönüllü oldukları şeklinde. Bence bu, daha yüksek profilde, yüksek sesle tartışılacaktır. Tartışıldığında biz de hazırlıklarımızı yaparak üniversite olarak o konudaki görüşlerimizi beyan ederiz'' diye konuştu. Çanakkale'nin kendine has özelliklerinin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Akdemir, buranın, turizm, kültür, eğitim, tarih, üniversite ve kongre kenti olduğuna işaret ederek, ekonomisini ve karakterini bunların üzerine inşa etmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Akdemir kentin, taşa, toprağa, su ürünlerine ve tarıma dayalı sanayileşmesinin olduğuna dikkat çekerek, ''bunun dışında çevreyi tahrip eden, çevreyi yok eden bir sanayi kenti Çanakkale'de düşünülemez, düşünülmemesi lazım'' ifadesini kullandı. '' Ama belli ki, Çanakkale'ye gidiş gelişler için deniz yolunun dışında bir bağlantıya da ihtiyaç var'' diyen Akdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: '' Salt bir değerlendirme yapmam gerekirse, bir bağlantı sağlanmalı, bu nereden sağlanacaktır, köprü mü olacaktır, tüp geçit mi olacaktır? Bu, kamuoyu tarafından belli oranda tartışılmalı. Zaten proje fikri aşamasında sanırım. Daha ayakları yere basan proje haline gelme sürecine kadar Çanakkale kamuoyu bunu tartışır. Bir bağlantı yolu kesinlikle şart, ben de Sayın Bakana katılıyorum, ama bu köprü mü olmalı, yoksa batırılmış tüp geçit mi olmalı, onu tartışmamız gerekir. Bizim, üniversite olarak bu konudaki görüşümüzü, uzman arkadaşlarımızla değerlendirerek söylememiz gerekir.''

 
Design by Jöleli. Converted To H.A.A.R.P. By Google .